ANASAYFA

Haksöz Okulu

 Ali Değirmenci’nin Yeni Kitabı “İslam Tarihinden        Portreler” Çıktı!

"Haksöz Okulu Serisi"nin ikinci kitabı olarak Ekin Yayınları'ndan çıkan "İslam Tarihinden Portreler" kitabı tarihin farklı zamanlarında öne çıkan örnek kişileri kuru bir tarih bilgisi ve salt rivayetçi bir yaklaşımla değil, edebi ve bugüne taşıyan bir üslupla ele alıyor. Edebiyatçı, şair, öğretmen Ali Değirmenci'nin kaleme aldığı Portreler, mücadeleleri ve örnek yaşamlarıyla tarihe tanıklık eden kimisi sahabeden kimisi tebliğci ya da bir İslam ordusu komutanı olan şahsiyetleri akıcı bir üslupla anlatıyor.
Kitapta, sırasıyla Hz. Hatice, Erkam bin Ebü'l Erkam, Ammar bin Yâsir, Bilal Habeşî, Cafer bin Ebû Talib, Ka'b bin Malik, Abdullah bin Zübeyr, Süleyman bin Surad, Tarık bin Ziyad, Battal Gazi, Nureddin Zengi ve Selahaddin Eyyubî olmak üzere, İslâm tarihinin farklı dönemlerinde öne çıkan bir düzine portre yer alıyor. 


 Haksöz Dergisi 2010 Yılı Şubat Sayısı Çıktı

Şubat sayısında Balyoz Darbe Planı'nı kapağa taşıyan Haksöz, "Darbecilik yozlaştırır, çürütür" diyerek cuntanın balyozunu kırmaya ve Genelkurmay'dan hesap sormaya çağırıyor. Gündem yazısında bu ülkenin tarihinin Balyoz operasyonlarıyla dolu olduğuna dikkat çeken Haksöz, Başbuğ'un söylediğinin aksine darbecilerin nasıl akıl ve vicdan yoksunu olduklarını gözler önüne seriyor. Darbelerin dayanağı TSK İç Hizmet Kanunu 35. Madde ve EMASYA Protokolü'nün kaldırılmasını ve darbe anayasasının bir an önce tasfiye edilmesini talep eden Haksöz, militarizm zihniyeti ile hesaplaşmadan darbeciliğin son bulmayacağını vurguluyor.
"Filistin Aynasında Tutarlılık Sorunumuz" başlıklı yazısında Rıdvan Kaya, Türkiyeli Müslümanların Gazze özelinde ortaya koydukları etkinlik ve eylemlilikleri neden ülkenin yakıcı sorunları karşısında sergile(ye)mediklerini tartışıyor. Filistin'e yönelik haklı duyarlılığın diğer sorumluluk alanlarına yansımamasını mücadele perspektifinin sığlığına bağlayan Kaya, tutarlı davranışın bütüncül bir kavrayışı zorunlu kıldığına dikkat çekiyor.  


 HZ. İBRAHİM VE HZ. LUT'A GELEN ELÇİLERİN MAHİYETİ ÜZERİNE

Klasik tefsirlerde, bu hususlar mucize olarak görülmekle beraber İsrailiyata dalınmasıyla! Birlikte olay saf halden karışık anlatımlara boğulmaktadır…. Kur'an kıssalarındaki "tarihselliğe" dair tarih, coğrafya, biyografi, kronoloji, arkeoloji gibi ayrıntılara ait anlaşılması gereken olgular, tek ve her şeyi bilen! Vasıtasıyla idrak edilmeye çalışılmaktadır ki, bu da kıssaların anlaşılmasını daraltarak; geçmişte İsrailiyat, günümüzde ise rasyonaliteye teslim etmek anlamına gelmektedir.İsrailiyat kelimesi, sadece Hz. Ya'kub'un, İsrail lakabına istinaden adlandırılan İsrail/Ya'kub oğulları dininden gelen dini rivayetlere atfedilen bir kelime olmasına rağmen; süreç içerisinde kavramlaşması sırasında birçok öğeyi içerisine almış ve karışık bir kavram haline gelmiştir. Bunu neden diyoruz. İsrailiyat kelimesi daha sonraları Hıristiyanlık, Sabilik, Mecusilik ve İslam dini müntesiplerine ait iç kaynaklı rivayetlerin tümünü içerisine alan bir yapıya dönmüş veya ifade eder hale gelmiştir.
 
 

 Kuran'ı Kerim'de "bahçe sahipleri" kıssaları

Yüzeysel bakıldığında aynı gibi görünen her iki kıssada; Kur'an'ın genel anlatımında üzerinde ısrarla durduğu şirk temaları işlenerek, muhatapların kıssayı tefekkürle beraber ibret almaları hususunda uyarıldığını anlamaktayız. Günümüz modern toplumlarının sanayi toplumuna dönüşmeleri sebebiyle, tarım toplumlarını ve onun barındırdığı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel ortamlarını anlamaları, çağımız insanı açısından bir zorluk teşkil etmektedir. Bahçe sahipleri kıssalarını ve bu kıssalarda konu edinilen kişileri anlamak için; Kur'an'ın iniş sürecindeki tarım, tarımın toplum sosyolojisi ve ekonomisine etkilerini iyi idrak etmemiz gerekmektedir. 

  KUR’AN VE İNCİL’E GÖRE GOG-MAGOG VE YE’CÛC-ME’CÛC

Tevrat’ta, Hz. İsmail’in soyu, babası İbrahim’@den başlayarak atalarının isimleri sıralı halde kesintisiz olarak Hz. Nuh’a kadar bağlanmaktadır. Tevrat metinlerinde İbrahim peygamberin soyunun, Nuh’@un kavminin uğradığı tufandan sonra oğulları; Ham, Sam ve Yafet’ten türedikleri anlatılmaktadır. “Ve gemiden çıkan Nuh’un oğulları, Sam ve Ham ve Yafet idiler…”  Kur’an’da İsmail’@in babası Hz. İbrahim’in, Nuh’@un soyundan olduğu şöyle ifade edilmektedir.“Nihayet ötekileri (inanmayanları) suda boğduk.” “Şüphesiz İbrahim’de onun (Nuh'un) milletinden idi.” Nuh’un oğullarından Sam’ın soyundan olan Terah, İbrahim@’in babasıdır. Kur’an’da Hz. İbrahim’in babasının ismi veya sıfatı Azer olarak bildirilir. ”İbrahim, babası Azer’e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.”

   SABR-I CEMİL ÖRNEĞİ BİR RESUL; HZ. EYUB

Kur’an’ı Kerim’de yer alan resuller içerisinde, hakkında en az bilgi bulunan peygamberlerden birisi de Eyyub peygamberdir. “Eyyub(a.s)’un ismi Kur’an’ı Kerim’de dört yerde geçer. Bu dört yerden ikisinde sadece ismi anılır ve peygamber olduğu bildirilir. Diğer iki yerde ise Eyyub(a.s)’a altı ayet tahsis edilmiştir. Eyyub(a.s) ile ilgili, Kur’an’ı Kerim’de bundan başka bilgi yoktur. Güvenilir hadis kitaplarında ise tek bir hadis vardır.”  Hz. Eyyub hakkında Kütübü Sitte'de geçen tek hadis ise şöyledir: "Resulullah (sav) buyurdu: "Eyyub" çıplak vaziyette yıkanırken üzerine altından bir sürü çekirge düştü. Eyyub hemen onları toplayıp elbisesinin cebine avuç avuç koymaya başladı. Bunun üzerine Rabbi ona seslendi: "Ey Eyyub, ben seni bu dünyalıklardan müstağni kılmadım mı?" Eyyub: "Evet! Ey Rabbim! Benim bu hareketimde senin bereketine karşı müstağni tavrım yok." Dedi."   Seyyid Kutup, Eyyub kıssası hakkında şu ilginç tespiti yapmaktadır. “Hz. Eyyub’un imtihan kıssası, bu tür kıssaların en dehşetlisidir. Ancak genel olarak Kur’an ayetleri ayrıntılara girmeden bu kıssayı özet halinde vermektedir.” 
 


 
  Araştırmacı-Yazar Cengiz Duman’la Kıssalar Üstüne Söyleşi

Kur’an kıssaları, Kur’an’ın azımsanmayacak kadar büyük bir kısmını teşkil etmektedir. “Kıssalar, üçüncü hicri asır müfessiri Taberi’ye göre Kur’an’ın üçte birini, çağdaş müfessirlerden M. Reşit Rıza’ya göre ise dörtte üçünü oluşturur.” “Bazılarına göre de, Hz. Peygamber dönemindeki bazı olayların eklenmesiyle yarısını oluşturduğu, Hz. Peygamber dönemi çıkarılacak olursa 1650 ayeti ihtiva ettiği doğrultudadır.” Yani”Kur’an kıssaları hakkında ”Bu tür tespitlerde kesinlik değil de, nisbî bir doğruluk bulunabileceğini söylemeye lüzum yoktur. Fakat kesin olan kıssaların Kur’an’da çok geniş bir yer tuttuğudur.” Kur'an anlatımında kıssa yöntemli anlatımın ne kadar önemli olduğu Kur'an muhtevası içerisinde kıssaların yer aldığı yoğunluktan belli olmaktadır. Buna rağmen ne yazık ki, Kur'an'ın anlaşılmasında kıssaları özellikle inceleyen bağımsız bir ilim dalı yoktur.

 
  ÇAĞDAŞ TEFSİRLERDEKİ  "İSRAİLOĞULLARININ DENİZ GEÇİŞİ KISSASI" YORUMLARI ÜZERİNE

İsrail oğullarının, Mısır'dan çıkışları sonrası denizin yarılması kıssası, çağdaş bazı müfessirler tarafından, deniz'de meydana gelen tabii/doğal bir Med-Cezir hadisesi sonucu gerçekleşen bir olay şeklinde tefsir edilmektedir. Bu teze göre; deniz suyunun, tabii/doğal Med-Cezir kanunu gereği, önce çekilmesi ve bu esnada ortaya çıkan toprak yoldan İsrail oğullarının geçmesi; daha sonra da suyun tekrar eski seviyesine dönmesi ile birlikte Firavun ve ordusunun yükselen deniz sularında boğularak helaki gerçekleşmiştir. Bir evvelki "Deniz Yarıldı mı Yoksa Med-Cezir'e mi Uğradı?" yazımızda bu kıssanın bilhassa tarihsel ve mucize tarafı hakkında detaylı yorumlarda bulunmuş ve klasik tefsir kaynaklarındaki yorumları aktarmıştık. Bu yazımızda ise bilhassa son dönem ki; biz bunu "çağdaş" olarak verdik, meal ve tefsir kaynaklarındaki aykırı görüşler üzerine ayrıntılı olarak duracağız. 
   

   FİLİSTİN'DEKİ SORUN: "ARZ-I MEV'UD" VE TARİHÇESİ 

Yüz yıl önce başlayan Ortadoğu’daki emperyalist paylaşım, beraberinde Filistin sorununu getirmiştir. Keşfedilen petrol ile başlayan emperyalist düzen, sömürüsünün devamı ve bekası amacıyla Filistin sorununu bölgeye adapte etmiştir.
Ortadoğu’nun yer altı hazinelerini sömüren “Küresel küfür” güçleri, Ortadoğu halklarının sömürüye başkaldırılarını engelleyecek bir yapıyı bu bölgede barındırma zaruretinden dolayı, bölge ile tarihi geçmişi olan Yahudilerin, Filistin topraklarında konuşlanmasına müsaade ve öncülük etmişlerdir. Filistin sorunun kökleri 3–4 bin yıllık bir mazide yatmaktadır. Bu çok uzun sürecin ürünü olan mesele iyi anlaşılmadan Ortadoğu’daki akan kan, yanan ateş, çıkan duman, gerçekleşen kaos asla anlaşılamayacak; anlaşılamayan meselenin çözüm yollarının da ortaya konması mümkün olmayacaktır. Filistin’de sorun, Siyonist İsrail devletinin “Arz-ı Mev’ud” inancından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden İsrail devletini oluşturan Yahudiler, altmış yıl önce dünyanın dört bir yanından Ortadoğu’ya gelip çöreklenmiş ve kurdukları Siyonist devletin konumunu sağlamlaştırmak için bölgeye gelmede kendilerine çanak tutan “Küresel küfür” güçlerinin uşaklığına soyunmuşlardır.  

 
 Yahya peygamberin doğumu

Zekeriyya'nın bu dualarına Allah, olumlu bir karşılık vererek ona bir çocuk ihsan eder."Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık." Enbiya / 90
Allah, Hz. Zekeriyya'ya ihsan ettiği bu çocuğun aynı zamanda özellikli bir çocuk olduğunu belirterek adını da kendisi belirler.  "(Allah şöyle buyurdu:) Ey Zekeriyya! Biz sana bir oğul müjdeleriz ki, onun adı Yahya'dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık." Meryem / 7  "Zekeriyya mâbed'de durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime'yi tasdik edici, efendi, iffetli ve Sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." Al-i imran / 39  İncil, Yahya'nın @ annesinin adının Elizabet olduğunu ve Yahya'ya gebe iken akrabası olan Hz. İsa'nın annesi Meryem'le görüştüklerini bildirmektedir.

  Kur'an-ı Kerim'e göre Zülkarneyn peygamber midir?
 

Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kehf suresindeki Zülkarneyn kıssası ile ilgili ayetleri incelediğimizde onun bir yönetici – kral/melik/hükümdar/imparator - olduğu anlaşılmaktadır. Bu yüzden tefsirlerde de Zülkarneyn'in yöneticiliği hususu üzerinde hiç bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Zülkarneyn'in vasfı üzerinde asıl durulan konu, onun bir peygamber hatta melek olup olmadığı konusudur.  "İbn İshak der ki: Bana, Sevr b. Yezîd, Halid b. Ma'dân el-Kelâîden -ki Hâlid pek çok kimseye yetişmiş bir kişi idi- anlattığına göre, Rasûlullah (sav)a Zülkarneyn'e dair soru sorulmuş. O da şu cevabı vermiş: "O yeryüzünü alt tarafından izlediği yollarla tamamen dolaşmış bir hükümdardır."Hâlid dedi ki: Ömer b. el-Hattab (r.a) bir adamın birisine: Ey Zülkarneyn! Diye seslen­diğini işitince şöyle demiş: Allah'ım mağfiretini dilerim. Sizler peygamberle­rin isimlerini kullanmakla yetinmeyerek şimdi de meleklerin isimlerini mi kul­lanmaya başladınız? İbn İshak der ki: Zülkarneyn'in bunların hangisi oldu­ğunu en iyi bilen Allah'tır. 


 HZ.LUT VE HELAK  OLAN   KAVMİ
Bin dört yüz yıldır insanlara hidayet kaynağı olan Kur’an-ı Kerim; insanın yirmi dört saatinde, hayatının her safhası için insanlara yol gösterir. Cinsel konularda da helal haram sınırlarını çizer. İnsan hayatının tabii bir parçası ve aynı zamanda neslin devamı için gerekli olan cinsel ihtiyaçlarda da; yapmalarını istediği işleri emre­der. Düştükleri yanlışları gösterir. Toplumu ifsad ede­cek davranışlardan kaçınmalarını ister. Böylece toplu­mu refah ve mutluluğa götürecek yöne sevk eder.Bütün bunları anlatırken geçmiş kavimlerden cinsel konularda sapmalar gösteren; hatta bu sebepten azaba uğrayan Lut kavmini örnek vererek; gerek indiği dö­nem içerisindeki cahiliyye Araplarına gerekse kıyamete kadar ilahi vahye muhatap diğer toplumlara da bu kıssa örnekliğinde kendilerinin bu hal ve tavırlarını düzeltmelerini ister. “...Sen bu kıssayı anlat belki üzerinde düşünürler.” (A’raf, 176)
 
 

   MUT'A KİTAB'I ÜZERİNE

Cengiz Duman (CD): Değerli hocam, öncelikle kitabınızın hayırlı olmasını temenni
ediyorum. Gerçekten de İslâm fıkhında problemli olan bir alanla ilgili bilgilendirici ve yol gösterici bir eser ortaya koymuşsunuz. Neden böyle bir çalışmayı yapma ihtiyacı duyduğunuzu sorarak başlamak istiyorum.
Ali Duman (AD): Güzel yorumunuz ve umut verici konuşmalarınız için teşekkür ederim hocam. Öncelikle belirteyim ki bu çalışmayı Doçentlik başvurusu için hazırladım. Neden Mut'a sorusuna gelince; doğrusu iki temel nedeni var. Birincisi, ta talebeliğimden beri hep duyarım, memleketimizin çeşitli yerlerinden mut'a yapan, mut'a yoluyla evlenenler var diye. Kulaktan dolma bilgilerime göre mut'a Ehl-i Sünnet mezhebine göre caiz olmamasına rağmen nasıl olur da çoğunluğu Ehl-i Sünnete mensup Türk Milleti içerisinde mut'a yapanlar bulunur. Bunu hangi yorum, içtihada göre yapıyorlar diye düşünürdüm. Ayrıca çalıştığım fakültede de çeşitli şekillerde mut'a yapanlarla ilgili haberler alıyordum. Doçentlik çalışması hazırlamam gerektiğinde, mut'a konusunun dini hükmünün ne olduğunu ortaya koymamın iyi olacağını düşündüm. Kitabı hazırlamamın ikinci sebebi tamamen bilimsel merak diyebiliriz.
   

 


  Hz. İsmail’in nesebi
Tevrat’ta, Hz. İsmail’in soyu, babası İbrahim’@den başlayarak atalarının isimleri sıralı halde kesintisiz olarak Hz. Nuh’a kadar
bağlanmaktadır. Tevrat metinlerinde İbrahim peygamberin soyunun, Nuh’un kavminin uğradığı tufandan sonra oğulları; Ham, Sam ve Yafet’ten türedikleri anlatılmaktadır

 İSRAİLOĞULLARININ DENİZ GEÇİŞİ MUCİZESİNİN YAHUDİLİK VE İSLAMA YANSIMALARI: PESAH VE AŞURA ORUCU
İşte İsrail oğulları tarihinin bu önemli anı, yani deniz geçişi mucizesi, daha sonra binlerce yıllık İsrail oğulları tarihine damga vuracak şekilde anılaştırılarak, bu günde yaşananların daha sonraki süreçte ibadi olarak mükerreren hatırlanması  
.
 Harun peygamber ve yardımcı resullük 
Kur’an’ı Kerim’deki peygamber kıssaları incelendiğinde ilk dikkati çeken resullerden birisi de Harun’@dur. Kur’an’da kıssaları serdedilen tüm peygamberler, toplumları arasından ve bulundukları toplumlara resul olarak gönderilmiş ...
 Kuran'ı Kerim'de bahçe sahipleri kıssaları
Kur'an'da bahçe sahiplerine ait, aralarında geçen diyalogların ve olayların kesintisiz olarak ayrıntıları ile anlatıldığı iki kıssa bulunmaktadır. Nüzul sırasına göre ikinci, resmi tertibe göre altmış sekizinci sırada bulunan... 
 MUVAHHİD KRAL TÂLÛT (SAUL)
İslam kaynakları Talût kıssasını Davud peygamber kıssası içerisinde vererek Talût’u, Davud ile özdeşleştirmişlerdir. Oysa gerek Kur’an zımnen gerekse Tevrat, Talût (Saul) dönemi peygamberinin Samuel peygamber olduğunu belirtmektedirler.  
 DENİZ YARILDI MI YOKSA MED-CEZİR'E Mİ UĞRADI?
Hem İsrail oğulları hem Firavun ve ordusu hakkında bir dönemeç olan deniz'in ikiye ayrılması mucizesi, son dönemlerde rasyonel yorumlara tabi tutularak bu olayın mucize değil yer ve gök hareketlerine bağlı olarak gelişen tabii bir olay olduğu tezi ileri sürülmektedir.
 ÂŞÛRÂ GÜNÜ VE ÂŞÛRÂ ORUCUNUN MAHİYETİ 
Şöyle demektedir bu takvim yaprağı arkasında; ”Muharrem ayının onuncu (Âşûrâ) gününü; bir gün önce yahut bir gün sonraki günü ile birlikte oruç tutmak sünnettir. Yalnız Âşûrâ günü oruç tutmak tenzihen mekruhtur.” Âşûrâ gününde bir gün Âşûrâ orucu tutmak resulullahın bir uygulaması iken .....
KUR'AN-I KERİM'DE İSMİ YER ALAN BİTKİLER
Kur’an-ı Kerim’de adı geçen birçok bitki bulunmaktadır. Hekimler ve bilimadamları yıllardır, bu bitkilerin bazılarının şifalı yönleri üzerine araştırma yapmaktadır. Arapça"da nebatât, bitkiler anlamında bir kelimedir. İnsan da bir yönüyle nebati bir varlıktır. Zira; hastalığı sebebiyle komaya girmiş bir insana “artık bitkisel hayat yaşıyor” .....  
 Hikmet Yurdu Düşünce - Yorum Dergisi 4. Sayısı Çıktı
Hikmet Yurdu Düşünce - Yorum Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi 4. Sayısını yayınladı. İmam Matüridi ve Matüridilik Özel Sayısı olarak yayınlanan dergini son sayısın sekiz telif makale ve sekiz adet kitap tanıtımı yer almakta.
 KÜRESEL ISINMA VE FELAKET SENARYOLARI
1766-1834 yıllarında yaşamış olan İngiliz Anglikan kilisesi rahibi Thomas Robert Malthus; 1803 yılında yazdığı “Nüfus artışının toplumun gelecekteki gelişmesi üstündeki etkileri konusunda bir deneme” adlı eseri ile; dünyadaki insan nüfusunun  

banner-islamhukuku1

 İslam peygamberi Yuşa  
Yuşa, Kur’an-ı Kerim’de ismi açıkça zikredilmeyen fakat Hz. Musa kıssalarında kendisinden zımnen bahsedilen bir şahsiyettir. Kur’an’da zımnen geçtiği yerlerde kendisinden peygamber olarak değil, Hz. Musa’nın bir yardımcısı olarak yaptığı işlerden bahsedilmektedir. Buna mukabil Tevrat’ta, Hz. Musa’nın ölümünden sonra
........ 
 MECUSİLİK/ZERDÜŞTLÜK 
Kur'an-ı Kerim'de ise Mecusilik, Mekke ve Medine'de bulunan dini guruplar içerisindeki müşriklerden istisna edilerek; Yahudilik, Hıristiyanlık ve Sabii'lik gibi "Samî/Semavi/İlahî" dinler arasında sayılmaktadır. Bu da bize bu dinin tevhidi yönlerinin olduğu ve diğer...... 
  MİSYON ve MİSYONERLİK
Her ne kadar, evrensel yapıya sahip bütün dinleri ihtiva etmekle birlikte; Misyon ve Misyonerlik, Hıristiyanlıkla beraber vücut bulmuş bir olaydır. Bu yüzden Hıristiyanlık tüm dünya'ya yayılmış ve tutunabilmiştir. Misyonerlik ile ilgili bilmek istediklriniz..... 
  KUR'AN'I KERİM'DE CİN KAVRAMI
Kelime Manası: C-N-N kelimesinden gelir; gizledi, örttü, muhafaza etti anlamlarını taşır. Bahçeye, toprağı güneşten saklamasından dolayı "cenne"; kalkana, savaşçıyı muhafaza ettiğinden "cunne" veya "mecenne"; ana rahminde korunan, gizlenen çocuğa "cenin"....
 İSLAM DİNİNDE ARINMA İBADETİ; GUSÜL VE ABDEST 
Dolayısı ile İslam’dan önceki semavi dinlerde de yer alan yıkanma ibadetindeki, gerek Allah’ın ahkam emirlerini değiştirmesi sebebiyle, gerek muhatap toplum insanlarının belli süreç içersinde tahrifleri ile değişerek ve Hz. Muhammed’e inen son vahiydeki ......
 KURBAN HZ. İSMAİL Mİ HZ. İSHAK MI?
Sözlüklerde Ze-Be-Ha kelimesine; yarmak, yarıp ayırmak, boğazlamak kesmek, boğmak anlamları verilmektedir. Bu yüzden Kurban olarak kesilecek hayvana “Zebih” hayvanların kesildiği yere aynı kökten gelen “Mezbaha”; Yahudilerin kurban kesim..
  İSRAİLOĞULLARININ DENİZ GEÇİŞİ KISSASI TEFSİRLERİNDE İSRAİLİYAT OLGUSU
Klasik tefsirlerde, bu hususlar mucize olarak görülmekle beraber İsrailiyata dalınmasıyla! Birlikte olay saf halden karışık anlatımlara boğulmaktadır…. Kur'an kıssalarındaki "tarihselliğe" dair tarih...
  YUNUS KISSASI AYETLERİ VE KISSANIN CAHİLİYYE DÖNEMİ ARKA PLANI ÜZERİNE
Kanaatimizce Yunus peygamber kıssası hakkında asıl bilgi kaynağı, Mekke ve Medine'deki Yahudi ve Hıristiyan toplumudur. Bunların her ikisinin de okumuş olduğu Tevrat'ın, otuz dokuz ......
  KUR'AN LİSANININ ARAPÇA OLMASI 
Resul’ün getirdiği Kur’an’ da Arab'çaydı, Arab diliyle inmişti.
“Apaçık olan kitab’a and olsun”(44/ 2-3) “Biz sana O’nu böyle arab'ça Kur'an indirdik.”(20/113) “Bilen bir kavim için, ayetleri Arab'ça indirilmiştir.”(41/ 3) Bundan başka Kur’an’ın müteaddid....
.
  Hz. Yusuf'un rüyası
Yakup (a)’un on iki oğlu vardı. Bunlardan ikisi, Yusuf ve Tevrat’ta ‘Benyamin” diye isimlendirilen küçük kardeşi, diğer on kardeşle, baba bir anaları ayrı kardeştiler. Kur’an bunu şöyle ifade ediyor:“(Kardeşleri) demişlerdi ki: “Yusuf ve kardeşi, babamıza biz­den daha sevgilidir.” (12/8)  
WWW.KURANKİSSALARİ.TR.GG
 
YAZARLAR
Cengiz DUMAN Araştırmacı-Yazar
Loadtr.Com
Mehmet BAŞAR
Gazeteci-Yazar
Derya EĞİLMEZ
Yazar

Şia ve Ehl-i Sunnet Fıkhında Mut'a

Yrd. Doc. Dr. Ali Duman'in Şia ve Ehl-i Sunnet Fıkhında Mut'a kitabi cıktı.
Isteme adresi: Inonu Universitesi Ilahiyat Fakultesie-posta: aduman@inonu.edu

 



 DİNLERDE ARINMA İBADETİ OLARAK GÛSL


********MULTIMEDYA*******
 

****www.haksozhaber.net****
 
*******FİKRİBEYAN.NET******
 



******ÖZGÜR-DER BÜLTENİ******
 




 
WWW.KURANKİSSALARİ.TR.GG SİTEMİZİ ZİYARET EDEN SAYISI 59037 ziyaretçi (160829 klik) lendi. ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.